vadikoru 728x90
17 Aralık 2017 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > Sevcan GÜNEŞ > Enerji açığı bitecek mi?
Sevcan GÜNEŞ

Enerji açığı bitecek mi?

10.08.2017 17:57:16 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Sevcan GÜNEŞ

Enerji açığı bitecek mi? 


  Bilindiği üzere son dönemlerde gündemde olan enerji ithalatı ve buna bağlı olarak oluşan cari açık oldukça ciddi boyutlarda. Artan enerji ihtiyacına karşı enerji üretiminin aynı oranda artmaması ya da yeterli destek ve yatırımların yapılmaması maalesef ülkemizin enerji ihtiyacında %70'lerin üzerinde dışa bağımlı olmasına sebep oluyor. 

 Bu da kısaca daha çok cari açık, yani borç demek. Peki, bu sorunu gidermek için çalışmalar yapılmıyor mu? Elbette yapılıyor, (zaruri olduğunu söylemiyorum bile) Peki, henüz yeterli mi? Tabi ki hayır. Yine de konuya ilişkin oldukça önemli gelişmeler yaşanmakta. "Cari açıkla mücadelede yenilenebilir enerji" Yenilenebilir enerji üretiminin toplam üretimdeki payını artırmak ve enerji açığını azaltmak amacıyla önemli adımlar atıldı. 
 
 Milli ve yenilenebilir kaynaklara öncelik verilen bir süreç başladığından bu yana ilk olarak güneş enerjisi ile ilgili bir ilk yaşandı. İBB iştiraki ile Büyükçekmece gölü üzerinde  
 
 Türkiye'nin ilk yüzer Güneş Enerjisi Santrali (GES) kuruldu. Proje ile İstanbul'un enerji sorununu çözmede katkı sağlanması amaçlandı. Şimdilik sadece İstanbul için geçerli olsa da projenin zamanla ülke geneline yayılacağını ümit ediyorum. Sıra bir diğer önemli enerji kaynağı olan rüzgâr enerjisinde. Özellikle Avrupa'da yaygın olan ve Almanya'nın lider konumda olduğu rüzgâr enerjisi üretimine ilişkin geçtiğimiz günlerde büyük bir ihale yapıldı. 2019 yılına kadar 12 şehirde yerli rüzgâr tribünleri devreye alınacak. Bu sayede enerji maliyetleri düşürülecek. Cari açığı azaltmada da katkısı olacağı aşikâr. Ki Türkiye'nin coğrafi olarak her iki enerji türü için uygun konumda olduğu da bilinen bir gerçek. "Kömürün elektrik üretimine katkısı artırılacak" Tüm dünyada olduğu gibi elektrik üretiminde birincil kaynak olarak doğalgaz yerine kömürün kullanılması gündeme alındı. En büyük enerji açığı petrol ve doğalgaz ithalatı olduğuna göre kömür kullanımı paralel olarak bu açığı düşürecek. Yerli kömürden elektrik üretimi bir önceki yıla göre %23 oranında artırıldı. Bu kapsamda yatırımlar yapılarak mevcut tesislere ek olarak yeni kurulacak kömür ve termik santrallerinde son teknoloji kullanılacak. Bu da demek oluyor ki %50'ye yakın yüksek verim ve karbondioksit (CO2) emisyonunda azalma. Yalnız söylemeden geçemeyeceğim, bu kadar çevre dostu bir politika sergilenirken keşke şu güzelim "ağaçlarımızı" kesmesek! "İstatistiklere göre son bir yıla bakarsak" Elektrik tüketiminde yerli kaynakların payı %49,3 oldu Yenilenebilir enerjide %31 artış Yerli kömürün payında %23 artış İthal doğalgaz ile yapılan üretimde %10 azalma 2016 yılında devreye sokulan kurulu güç 6500 megavat Enerji sektörüne yaklaşık 8 milyar dolar yatırım tutarı "Jeotermal enerji hız kazanacak" Jeotermal denilince akla ilk olarak kaplıcalar gelse de bu enerji türü çeşitli endüstri alanlarında, konut ve sera ısıtmasında, özellikle son yıllarda gelişen elektrik üretimi gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Türkiye'deki jeotermal potansiyelinin 2000 MW civarında olduğu tahmin edilmekle birlikte, bugüne kadar bunun sadece 450 MW'lık kısmı geliştirilmiş durumda ve hedef 2018 yılı sonuna kadar 1150 MW'a ulaşmak. JESDER (Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği) tarafından belirtilen verilere göre jeotermal enerji ile 1,2 milyon konutun elektrik enerjisi karşılanarak yaklaşık 330 bin ton akaryakıt ithalatı azaltıldı. Mevcut ve yapılacak olan yatırımlar sayesinde üretime ivme kazandırıp kapasitenin artırılması planlanıyor. 

 Türkiye'nin jeotermal açıdan zengin olduğunu da hesaba katarsak (özellikle Ege bölgesi) bu enerji kaynağını daha etkin kılmak pek de mantıksız olmaz sanırım. "Yüzde 32'lik zarar" Bütün bu çalışmalara rağmen yenilenebilir enerji üretiminin henüz istenilen seviyeye ulaşmaması enerji ithalatını artırdı. 
 
 Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış sebebiyle geçen yılın ilk yarısına oranla bu yıl yüzde 32 zarar edildi ve enerji ithalatı 17 milyar 144 bin 263 bin dolara ulaştı. Her ne kadar diğer enerji kaynaklarına yönelim artsa da (artmalı da) Türkiye'nin enerji açığındaki en büyük payı petrol ve doğalgazın aldığını unutmamak lazım. Buna yönelik çözüm odaklı ve acil önlemler alınmadığı sürece cari açığın artması göz ardı edilecek bir durumda olmayacak.

 SEVCAN GÜNEŞ


Etiketler : enerji türkiye
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.